554 nolu Hadis’in
İzahı:
Bu hadîs'in muhtelif rivayetlerini
Buhârî «Namaz» bahsinin müteaddid yerlerinde tahrîc ettiği gibi Kütüb-i Sitte
sahiplerinden Ebu Dâvûd, Tîrmizî ve Nesâî dahî muhtelif râvilerden «Namaz»
bahsinde tahrîc etmişlerdir. Bu husûsda daha başka rivayetler de vardır. Hatta
Nesâî 'nin, Hz, Enes'den rivayetinde şöyle denilmektedir:
«Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) mescid'in kıblesinde bir balgam gördü bunun üzerine
gadablandı. O derecede ki mübarek yüzü kıpkırmızı kesildi. Derken Ensâr'dan bir
kadın kalkarak o balgamı kazıdı ve yerine koku sürdü. Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) :
«Bu ne güzel sey!»
buyurdular.
Hadîs'in bir rivayetinde
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mihrâbda balgamı görünce:
«Bu mescid'in imâmı
kim?» diye sorduğu; Kim olduğunu öğrenince onu imamlıktan azlettiği, imamın
zevcesi bunu haber alınca derhâl mihrabı temizleyerek koku serptiği, Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu görünce memnun kaldığı ve kadının imamın
zevcesi olduğunu anlayınca kocasının dikkatsizliğini affederek yine imam bıraktığı
kaydedilmektedir.
Nühâme: Göğüsden çıkan,
balgamdır. Muhat: burundan akan şeydir. Ağızdan akana da busâk veya büzâk
derler.
Yine bu hadîs'in bir
rivayetinde Resûl-ü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Biriniz namazına durdu
mu, artık o Rabbi ile münâcaat'da bulunur. Yahut Rabbi onunla kıble
arasındadır. Binaenaleyh sakın kıble tarafına tükürmesin I Lâkin sol tarafına,
yahut ayağının altına tükürsün...» buyurmuşdur.
Münâcaat: Nevevî'nin
beyânına göre kalbin huzur ve ihlâsına, Zikrullâh için hazırlığına işâretdir.
Asıl münâcaat iki kişinin aralarında gizlice konuşmalarıdır. Allah'a münâcaatda
bulunmak mecazdır. Çünkü hissî söz ancak kul tarafından söylenir. Şu hâlde
buradaki münâcaat'dan murâd onun lâzımı olan hayırdır. Bu söz bir teşbih'de
olabilir. Yânî namazda olan kimse Rabbi ile münâcaatda gibidir.
Yine hadîsin bir
rivayetinden anlaşıldığına göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
duvardaki balgamı hutbe okurken görmüş ve minberden inerek onu silmişdir. Hatta
bir rîvâyetde za'ferân isteyerek yerine zâ'ferân sürmüşdür.
Hadîs'in bir
rivâyetindeki: «Çünkü Allah yüzünün olduğu taraftadır.» buyurulmasından, murâd:
Kıble tarafının ta'zîm edilen bir yer olduğunu bildirmekdir. Bundan Allah'ın
azametinin kasdedilmiş olması da mümkündür. Yâni namaz kılan kimse Allah'ın
azametini düşünerek kıble tarafına tükürmemelidir. Sağ tarafa tükürmenin
menedilmesi ise onun sol üzerine bir meziyet ve fazileti olduğundandır.
Hâsılı: Mescid içine
tükürmek veya sümkürmek mutlak sûretde yasaktır ve günahdır. Buna ihtiyâcı
olanlar yanlarında mendil bulundurmalı ve ona tükürmeli, burnunu da onunla
temizlemelidir. Mescidde sümkürmenin kefareti o pisliği defnetmekdir. Buradaki
defin sözünden ne kastedildiği ulemâ arasında ihtilaflıdır. Cumhûr'a göre
murâd; pisliği mescid'in yerdeki toprağına veya kumuna gömmekdir. Mescid'in
yerinde böyle bir şey bulunmaz da halı ve emsali şeylerle döşeli olursa o zaman
defin'den murâd pisliği dışarıya çıkarıp atmak olur. Zâten ulemâ'dan bazıları:
«Defin'den murâd onu mescid'den çıkartmakdır.» demişlerdir. Sonra ağız ve
burundan çıkan iğrendirici şeylerin temizlenmesi yalnız mescide mahsûs
değildir. Bu her yerde lâzımdır. İmam Mâlik 'den bir rivâyet'e göre, namaz
hâricinde bu gibi şeylerin zararı yokdur. Fakat İbni Mes'ûd (Radiyallahu anh) 'dan
rivayet edildiğine göre yalnız namazda değil, her zaman sağ tarafa tükürmek
mekrûhdur. Hz. Muâz b. Cebel: «Müslüman olahdan beri sağ tarafıma tükürmedim.»
demişdir.-Hz. Ömer b. Abdülâziz'in oğlunu bu gibi şeylerden mutlak sûretde
nehyettiği rivayet olunur. Bütün bunlar tükürmenin ve burun atmanın mutlak
sûretde yâni namazda olsun olmasın usûlüne riâyetle yapılmasına delâlet
ederler.
Hz. Ebu
Ubeydetü'bnü-Cerrah (Radiyallahu anh) dan rivayet olunduğuna göre; «Kendisi bir
akşam mescidde tükürmüş, tükürdüğü şeyi gömmeyi de unutmuş. Evine geldiği zaman
bunu hatırlayınca hemen bir ışık bularak gecelikle tükürüğünü bularak gömmüş
ve: «Allah'a hamd olsun ki bu gecenin günahını bana yazmadı.» demiş.
Görülüyor ki, bütün bu
rivayetler insanları iğrendirecek balgam ve sümük gibi şeylerin görülecek
yerlere atılmasını menetmekde, bunlar için mendil gibi şeyler kullanmaya ve
binnetice temizliğe teşvik buyurmaktadır.